Ebeveynlik yolundaki ilk adım olan gebelik ve bunun sonrasındaki annelik sorumluluğu, uzun soluklu bir dönemdir. Gebelik dönemi, genel olarak duygusal ve tamamen rahat bir dönem olarak bilinmektedir. Fakat bu dönem bilindiği gibi rahat bir dönem değildir. Vücutta görülen bir çok hormonal değişiklikler, kişinin üzerine düşen sorumlulukların artması, yaşanan bedensel değişimler bazı hamile bayanları olumsuz yönde etkilemekte ve depresyona zemin hazırlamaktadır.
Depresyon genellikle 25 ile 44 yaşları arasında oldukça fazla oranlarda görülmektedir. Daha önce depresyon geçirmiş bayanların, hamilelik döneminde de yeniden depresyon yaşamaları oldukça fazla bir ihtimale dayanmaktadır.
Hamilelik süresince, bazen hamilelik belirtileri ile depresyonun belirtileri ayırt edilememektedir. Hamilelik döneminde; uykuda ve iştahta belirli ortanda bir değişiklik, zayıflama, yorgun düşme ve duygusal olma gibi değişikliklere sıklıkla rastlanır. Depresyon süresinde de bu tür değişiklikler görmek olağandır. Bu nedenle, gebelik dönemimde depresyon tanısı koymak zor bir karardır. Genellikle gebelik depresyonu, bayanın hamile olduğunu öğrendikten sonraki 3 ay içerisinde çok daha fazla ihtimalle görülmektedir. Bu yüzden, gebe bayanın çevresindekiler tarafından oldukça iyi gözlemlenmesi gerekmektedir.
Bayanlarda görülmekte olan bu olayın depresyon olarak algılanabilmesi için, kilide duygu durum değişimleri gözlemlenmesi gerekmektedir. Hamile bayan, 15 gün ve daha fazla süre boyunca büyük bir karamsarlık içerisine girer. İsteksiz ve hayattan zevk almayan birisine dönüşür. Büyük bir sıkıntı içerisine girer ve suçluluk, yetersizlik gibi duyguları içinde yaşar. Özellikle, taşıdığı bebek ile ilgili büyük ve yersiz kaygıları olur.



